ŞEHİR YAŞAM PORTALI
En eyce haber portalı

SOSYAL MEDYAYI KİRLETENLER DERNEĞİ

Sosyal Medya denildiğinde; Facebook, Twetter, İnstagram gibi en çok kullanılan sanal alemler aklımıza gelir.
Bu sanal alemlerde, insanların büyük kısmı birbirlerini tanımazlar. Tanımadıkları gibi, paylaşımlar ve faaliyetler, bu alanı kullanan kişilerin, aklına ve diline geldiği gibi pervasızca, sergilenir. Adeta görsel bir show yaşanır.
Tıpkı, bir dönem, ülke gerçeklerinden uzak, çekilmiş dizi filmler gibidir.
Sosyal medya paylaşımlarına baktığımızda;
”Ya olduğun gibi görün, yada göründüğün gibi ol” düsturundan uzak çarşaf çarşaf, vaaz ve nasihatler, belki de, kişinin yaşantısından hal’inden uzak, süslü cuma mesajları,
Başkalarının sevdiklerine yönelik, hakaretler, karalamalar, yaftalamalar,
Toplumu ayrıştıran, ötekileştiren video görüntüleri,
Seviyorsan, ”Beğen” şeklindeki ayrıştırmalar,
Canı sıkılanların, ilgili ilgisiz oluşturdukları gruplar,
Alakası olmayan kişilerin, iradesi ve onayı dışında etiketlemeler,
Sahte hesaplar üzerinden yapılan kanunsuz saldırılar,
Algı yönetimleri,
gibi daha nice paylaşımlar…
Sosyal medya; İnsanların, kendileri ile ilgili güzel anlarını, dostlarıyla birlikteliğini, doğumları, ölümleri, önemli gelişmeleri, Ülke gerçeklerini, kurumların ve sivil toplum örgütlerinin üyeleri için önemli olan,kendi faaliyetlerini, paylaşmaları dışında, ‘bilgilendirme ve haberleşme’ amacından sapmış ve adeta, Sosyal medyayı kirletenler derneği haline gelmiştir.
Bilindiği üzere, Sivil Toplum Örgütleri, bir ülkenin, demokratik gelişmişliği ile paralellik arz eden bir durumdur. Demokratik gelişim ne kadar fazla ise, sivil toplum örgütlerinin sayısı o denli yüksektir.
Bu sayı ABD’de, 1.700.00, Almanya’da, yaklaşık 750.000 civarındadır. Amaca uygun faaliyet gösterip göstermediği ise o derece sıkı denetlenir. Ülkemizde, kurulmuş sivil toplum örgütü sayısı ise yaklaşık 300.000 civarında olup, Bu sivil toplum örgütleri içerisinde, gerçekten kuruluş gayesine uygun çalışan, üyelerinin hak ve menfaatleri doğrultusunda faaliyet gösteren, sivil toplum örgütlerinin sayısı ise, mevcut sayının, 1/10 unu geçmez.
Tam bu noktada, ülkemiz gerçeğine uygun, kurulduğunda, tam anlamıyla üyelerinin, düşünce ve faaliyetlerini, bire bir yansıtan, gerçekten amacına uygun, ülkemizde ve dünyada hiç bir örneği olmayan bir sivil toplum örgütü başka bir tabirle dernek kurulmasını öneriyorum.
Derneğin adı da, hazır. ”SOSYAL MEDYAYI KİRLETENLER DERNEĞİ” üye bulma konusunda da, sıkıntı çekilmeyecek ve hiç masraf gerektirmeyen, dernek merkezi için binlerce lira kira ödenmesine gerek olmayan, aslında fiilen faaliyette bulunan, sadece, adı konulmamış bir derneğin resmiyet kazanmasını teklif ediyorum.
Peki bu derneğin resmiyet kazanması nasıl olacak? Hiç kimse böyle bir derneğin başkanlığını ve üyeliğini gönüllü yapar mı? diye bir soru duyar gibiyim.
Sevgili okuyucularım, bu sorunun da, cevabı hazır, Sosyal medyanın kullanım amacına aykırı olan paylaşımlarda, etiketlendiğinizde, hakaret içeren, ötekileştiren, paylaşımlarda, ”Sosyal medyayı kirletenler derneği’ üyesi değilim. şeklinde yorumlarda bulunarak yada kendi zaman tünelinizde, bu ibareyi içeren bir paylaşımla, sosyal medyada ki bu kişileri kolaylıkla yalnızlaştırıp, bu alanı amacına uygun ve temiz bir alan haline getirmemiz, çok kolay olmasa da, mümkün görünmektedir.
Hem bu yöntemle amacı dışında faaliyet gösteren, binlerce sivil toplum örgütünün aksine, amacını ve faaliyetlerini hakkıyla yerine getirmiş bir derneğin kurulmuş olmasına da vesile olabiliriz.
Temiz bir sosyal medyada haberleşmek dileği ile…

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.