ŞEHİR YAŞAM PORTALI
En eyce haber portalı

Gerçek Olayların Romanları Kitap Fuarı’nda !

Yargı muhabirliği yaparken İzmir Adalet Sarayı’nda yargıya intikal etmiş bir çok olaya tanık olan Gazeteci Yazar Ali Eyce, yaşanmış, gördüğü, gözlemlediği ve takip ettiği üç ayrı olayı romanlarına konu olarak aldı. İzmir’de geçen olayları, polisiye romanlarında gerçekliğinden uzaklaşmadan kaleme alan Gazeteci Yazar Eyce, romanlarında düşünsel polisiye kurgulardan uzak durmayı tercih etti.
İlk romanı Aynalı Oda ile sadece bir hikayeyi değil, yargıya düşmüş ağır ceza mahkemesinde görülen bir davanın nasıl yaşandığını ayrıntılı şekilde ele alan Eyce’nin bu romanı, sadece okuyucuları değil, hukukçular tarafından da takdir gördü. Gazeteci Yazar Ali Eyce, ikinci romanı Derin ve en son geçtiğimiz aylarda çıkan üçüncü romanı Islak Cinayet’i de, realist polisiye romanlarına ekledi.
23. İzmir Kültürpark Kitap Fuarı’nda, İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin açtığı stantta, 15 Nisan 2018 Pazar günü, 12.00 ile 13.00 saatleri arasında, üç romanıyla birlikte okuyucularıyla buluşacak olan Gazeteci Yazar Ali Eyce, gazetecilik ile polisiye roman yazarlığı arasında bağın çok güçlü bir bağ olduğuna dikkat çekti. Gazeteci Yazar Eyce, polisiye romanların kurgusal olanlarının bile kurgusu abartılmış gerçek olaylara dayandığına dikkat çekerek, “Türkiye’de polisiye roman yazarlığı yapmak için sadece iyi düşünmek ve süslü cümleler kurmak yetmez. Romanlarda gerçeklik olmalı, romanın ayakları yere basmalı. Herkesin ‘Anlatsam roman olur’ tabirinde bir küçük hikayesi vardır. Ama gerçeklik içinde roman yazabilmek, olayın polis ve yargı aşamasındaki ayrıntılarını verebilmek, düşünmekle, düşlemekle değil, bizzat olayı görmekten, gözlemlemekten ve bilmekten geçiyor. Romanlarımı okuyanlardan aldığım ilk tepki, ‘Romanlar gerçek mi?’ oluyor. Okuyucu romanın gerçek olduğunu bildiğinde ona daha çok değer veriyor. Çünkü insanlar, uzay filmleri gibi düşünsel ve kurgusal şeylere sıcak bakmıyor. Hayaller güzel ama gerçekler insanlar için her zaman daha değerli. Türkiye’de gündem olan, yaşanan bir çok polisiye olaylar var. Romanlara konu olacak bu kadar bolluk içinde, hala kurgusal olarak polisiye romanları yazmak, olayları takip etmemek, oturduğun yerde düşünerek bir şeyler üretme tembelliğinden başka bir şey değildir kanısındayım.” dedi.

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.