EN ÜST REKLAM
Ali EYCE
ALTINORDU !
4 Aralık 2017 Pazartesi 12:23:23

Büyük bir değişim, büyük bir kazanım ile yola çıkan ve şampiyonluklar yaşayarak PTT 1. Lig’e kısa sürede gelebilen Türkiye’nin Altınordu’sunda son haftalarda işler düşünüldüğü gibi gitmiyor.

Ligde galibiyete hasret kalan Altınordu’da, bu hafta kendi sahasında aldığı 2-0 yenilğiyle artık iç hesaplaşmalar başlayacak.

Hatta başlamalı da.

Mehmet Sait Özkan, büyük yatırımlar yaparak amatör kümeye  düşmemeye çalışan takımı alıp, buralara kadar getirdi. Alt yapıyı güçlendirdi. Türkiye’nin her ilinde, ilçesinde yetenekli çocukları bularak, onlara ve ailelelerine maddi imkanlar sağlayarak, onları Türk Futbolu’na  kazandırmaya çalıştı.

Ama bunu yaparken sanırım Altınordu’yu takım olarak biraz geri planda tuttu.

Futbolcu yetiştiren Altınordu Futbol Kulubü’nde çıkabilecek yetenekler üzerinden para kazanma amacını sanırım biraz fazla düşündüğü için takım olan Altınordu’yu unuttu.

Futbolu oyun olarak sevdiği kadar ticaretini yapmayı da seven ve bunu başarılı şekilde yapan Türkiye’nin futbol adamı olarak bilinen Mehmet Sait Özkan’ın bu sevdası, şimdilerde Altınordu’nun en ağır hastalığı oldu.

Takımı seyrettiğimde her futbolcunun Altınordu için değil de, kendisi için sahada oynadığını görmememek için kör olmak lazım.

Altınordu’nun her futbolcusu, bireysel futbol oynayarak, ortaya koymaya çalışarak, onu göstermeye çalışarak Başkan Mehmet Sait Özkan’ın satış listesine girmeye çalışıyor sanki.

Her futbolcu, bu yıl olmasa bile, gelecek yıl Mehmet Sait Özkan’ın onları bir başka takıma satacağını bilerek, en azından iyi bir takıma gidebilmek için kendi futbol yeteneğini ortaya koymaya çalışıyor sanki.

Bu da Altınordu’ya takım olarak çok büyük zarar veriyor ve verecek de.

Altınordu’nun iyi bir futbol takımı olabilmesi değil sahada takım oyunu oynayabilmesi için sahadaki hiçbir futbolcunun kendisini her an satılacak ve satılacak kadar yeteneği olduğunu göstermek zorunda olan birisi olarak görmemesi gerekiyor.

Mehmet Sait Özkan’ın da Altınordu’yu tanıtırken, anlatırken, Çağlar Sögüncü gibi Cengiz Ünder gibi futbolcularını örnek gösterip, ‘Ne güzel yetiştirdik, ne güzel sattık, ne kadar para kazandık’ imajı veren imajlardan uzak durması gerekiyor.

Özkan’ın aksine, Altınordu’nun yetiştirdiği ve sattığı her oyuncu için ‘Keşke vermeseydik. Takım olarak çok şey kazanırdık. Altınordu için çok büyük kayıp’ imajı vermesi gerekir.

Güle oynayarak, para sayarak oyuncu satmak, oyuncuların takım olma ruhunu öldürür.

Türkiye’nin Altınordu’su, futbolcu fabrikası değil futbol takımı olamamasının bedelini her yıl daha da geriye giderek ağır bir bedelle ödemek zorunda kalır.

55 kez okundu.
 
HAVA DURUMU ALTI